Biyoloji

Biyoloji,Lise biyoloji,botanik,,Zooloji,Biyoloji alt bilim dalları,botanik altbilim dalları,Zooloji Alt bilimdalları

Lipid Nedir?

C(karbon),H(hidrojen) ve O(oksijen) atomlarından oluşan suda erimeyen sadece alkol ve türevlerinde eriyen moleküller yağ – lipid olarak adladırılır.Yağlar organizmalarda iki şekilde bulunur.

1)Canlıların yapısındaki Fosfolipid ve Balmumu

2)Parçalandıklarında yüksek yüksek miktarda enerji açığa çıkaran,bir başka deyişle yüksek miktarda enerji depolama şekli olan katı ve sıvı yağlar.Katı ve sıvı yağlar canlılar için önemli enerji depolarıdır.

Lipid kelimesi yunancada Lipos: yağ ve Fransızcada lipides kelimelerinden türetilen,katı ve ve sıvı yağlar ile balmumu gibi maddelere verilen genel bir isimdir.

Protein Nedir?

Proteinler hücrenin yapısında yer alan, C,H,O,N(Azot) ve S(kükürt) içeren,zincir şeklindeki aminoasitlerin birleşmesiyle (Polimerize olması) oluşan önemli organik bileşiklerdir.Proteinlerin temel yapısal birimi aminoasitlerdir.

Proteinler hücrede yüzlerce aminoasitin polimerize olmasıyla meydana gelen makromoleküllerdendir..İlk keşfedilen aminoasit Asparagus sp.(Kuşkonması) bitkisinden elde edilen ” Asparajin” dir.1938 yılında W.C. Rose tarafından ”Threonin” ise en son keşfedilen aminoasittir. Devamını Oku

Polisakkarit Nedir?

Birçok monosakkaritin dehidrasyon reaksiyonları ile birleşip uzun karbon zincirleri oluşturması sonucu polisakkaritler meydana gelir.Genel olarak yaygın olarak bilinen polisakkaritler,Nişasta,Glikojen, Askorbit Asit,Glikuron Asit,Neuromin Asit,Uron AsidiSelüloz ve kitin’dir

L-Askorbit Asit insanlarda C vitamini olarak kullanılır.Bitkilerce sentezlenir.

Glikuron Asit idrar içeriğinde yer alan maddelerden biridir.

Neuramin asit Süttte ve hücre membranında yer alır.Uron asid ise mukopolisakkaritlerin yapıtaşıdır.

Bu polisakkaritlerin temel yapı maddesi glikoz molekülüdür.Glikoz moleküllerinin farklı şekillerde polimerize olması(bağlanması) farklı özelliklerde polisakkaritlerin oluşmasına yol açar.

Nişasta bitkilerde fotosentez reaksiyonları sonucu üretilen ve temel depo maddesi olan bir polisakkarittir.Bitkilerin bu depo ürünleri insanlar ve otçul hayvanlar için önemli besin ve enerji kaynaklarıdır.Hayvanlarda ve insanlarda nişasta,glikojen ve maltoz çeşitli enzimler(Amilaz ve maltaz enzimi) ile glikoza parçalanarak kana karışır.

Fotosentez ile sentezlenen nişastaya ”Asimleme Nişastası” adı verilir.Fındık,fıstık,patates,bakla ve mısırda yüksek miktarda nişasta bulunur.Asimleme nişastası daha sonra çeşitli enzimler ile etkileşime girerek hidroliz reaksiyonu ile disakkaritlere ayrışır ve bu moleküller vasküler(iletim) doku ile bitkinin değişik bölgelerine iletilir.

Omurgalı canlılarda besinlerin temel depolama şekli glikojendir.Glikojen iyot ile muamele edildiğinde kahverengi renk alır.Çok sayıda glikoz monomerinin bağlanmasıyla oluşan Glikojen karaciğer ve kas hücrelerinde depolanan bir polisakkarittir.İnsanlarda kanda glikoz(şeker) miktarında yükselme durumunda pankreastan salgılanan insülin hormonu kandaki fazla şekerin(glikoz) karaciğerde depolanmasını sağlar.Kanda şeker azaldığında yine pankreastan salgılanan glikagon hormonu karaciğerde depolanmış olan glikojeni hidroliz ederek(parçalayarak) glikoz şeklinde kana verilmesini sağlar.

Bir diğer polisakkarit çeşitide canlılarda bulunan yapısal polisakkaritlerdir.Bunlar ”Kitin”,”Selüloz” ve dur.

Kitin çok sayıda glikoz monomerinden meydana gelen, böceklerde çeşitli fonksiyonlar üstlenen dış iskeletin temel maddesi olan bir polisakkarittir.Kitin ayrıca mantarların hücre duvarlarında yer alır.

Bir diğer yapısal polisakkarit selülozdur.Selüloz bitki hücresinin ana bileşiğidir.Bitkilerdeki seloz oranı bitki türlerine göre farklı oranlarda bulunur.

Bitkiler alemi dışında selüloz sadece Tunicata makalemizde değindiğimiz gibi tulumlular denilen hayvanların dokularında bulunur. Pamuk lifinde yaklaşık % 98 oranında selüloz bulunurken,ağaçlarda selüloz oranı %70 dir. İnsanlar ve hayvanlar sindirim sistemlerinde selülozu parçalayacak sindirim enzimlerine sahip olmadıkları için selülozu sindiremezler.

Bazı otçul canlılar ise sindirim sistemlerinde simbiyotik olarak yaşayan bakteri ve protozonların salgıladığı enzimler(Selulaz ve Sellobiyaz enzimleri) sayesinde selülozu sindirebilirler.Selüloz ayrıca toprakta humus oluşumunu sağlar.Selüloz kimya sanayinde ve çeşitli endüstriyel ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılmaktadır.

Disakkarit Nedir?

İki monosakkarit molekülünün (Glikoz,Fruktoz,Galaktoz) glikosid bağları ile birleşmesi ve 1 mol su açığa çıkarmasıyla sonuçlanan kimyasal reaksiyonla bir molekül disakkarit oluşur.Ortama su çıkaran bu reaksiyona ”Dehidrasyon sentezi” adı verilir.Reaksiyonun tam tersi olursa, 1 mol su gerekir ve disakkaritin su ile parçalanmasına ‘Dehidroliz’denir.Karbonhidratlar omurgalılarda kanda glikoz halinde taşınırken diğer hayvanlarda genellikle disakkarit formunda taşınır.

Örnek verecek olursak;

Sükroz(Çay şekeri) yani şeker ülkemizde şeker pancarından üretilirken,güney yarımkürede çoğunlukla şeker kamışından elde edilir.Disakkarit olan sükroz pancar ve şeker kamışı bitkilerinin iletim sistemlerinde, karbonhidratların taşınma biçimidir.Bir önemli disakkaritte memelilerin sütlerinde bulunan Laktoz’dur.

Glikoz+Glikoz —-> Maltoz + Su

Glikoz+Fruktoz —->Sükroz(Çay Şekeri) + Su

Glikoz +Galaktoz —-> Laktoz(Memelilerdeki Süt) + Su

Monosakkarit Nedir?

Genel formülleri (CH2O)n olan monosakkaritler hücre içerisinde oksidasyona uğrar ve açığa çıkan enerji hücre tarafından canlılık faaliyetleri için kullanılır.Monosakkaritler yapılarında bulunan karbon sayısına göre isimlendirilen Karbonhidrat molekülleridir.

4 karbonlu tetroz,5 karbonlu pentoz,riboz,deoksiriboz gibi..Riboz RNA yapsına,Deoksiriboz DNA yapısına katılır.Glukoz,Fruktoz ve galaktoz birer monosakkarittir.

Glikoz fotosentetik bir üründür.Fotosentetik canlılarda glikoz fruktoza çevrilir.Glukoz memeli canlılarda hayat sıvısı olan kanda bulunması şart olan beyin hücrelerinin en önemli enerji kaynağıdır.

İnsanlarda 1 mm kanda 90-100 mg glukoz bulunması gerekir. Hastalar damar yolu ile verilen serum aslında sulandırılmış glikozdur.Kana karışan serumdaki glikoz hücre zarından hücre içerisine geçer ve oksidasyona uğrar.

Kandaki fazla glikoz ise karaciğerde bir polisakkarit olan glikojen şeklinde depolanır. Aslında glikozun kan içindeki miktarını düzenlemede karaciğer ve pankreasın yanısıra beyindeki hipofiz bölgesi ve pankreasın görev aldığı karmaşık bir mekanizmadır.Ayrıntılı bilgilere ileriki makalelerde değineceğiz.